Yapay zekâ teknolojilerinin hızla gelişmesi, hukuk sistemlerini de yeni düzenlemeler yapmaya zorlamaktadır. Otonom araçlar, üretken yapay zekâ sistemleri, algoritmik karar mekanizmaları ve büyük veri analitiği; yalnızca teknik yenilikler değil, aynı zamanda hukuki sorumluluk alanlarıdır. Bu noktada sıkça sorulan soru şudur: Türkiye’de yapay zekâya özel bir mevzuat var mı?
Kısa cevap: Türkiye’de doğrudan “Yapay Zekâ Kanunu” adıyla yürürlükte olan müstakil bir kanun bulunmamaktadır. Ancak bu durum, yapay zekâ uygulamalarının hukuki denetim dışında olduğu anlamına gelmez. Mevcut mevzuat hükümleri, yapay zekâ sistemlerine uygulanmakta ve çeşitli hukuk disiplinleri aracılığıyla düzenleme sağlanmaktadır.
Bu yazıda Türkiye’de yapay zekâya ilişkin mevcut hukuki çerçeveyi, hangi kanunların uygulandığını ve gelecekte olası düzenleme yönelimlerini detaylı biçimde ele alacağız.
Türkiye’de Yapay Zekâya Özel Bir Kanun Bulunuyor mu?
Bugün itibarıyla Türkiye’de yalnızca yapay zekâ sistemlerini düzenleyen kapsamlı bir çerçeve kanun yürürlükte değildir. Bununla birlikte, yapay zekâya ilişkin hukuki boşluk olduğu söylenemez.
Yapay zekâ uygulamaları şu temel alanlar üzerinden denetlenmektedir:
- Kişisel verilerin korunması
- Bilişim suçları
- Borçlar hukuku ve sorumluluk rejimi
- Fikri mülkiyet hukuku
- Tüketici hukuku
- Rekabet hukuku
- İdare hukuku
Dolayısıyla Türkiye’de yapay zekâya ilişkin düzenleme, dağınık ancak işlevsel bir mevzuat yapısı üzerinden sağlanmaktadır.
Kişisel Verilerin Korunması Mevzuatı
Yapay zekâ sistemleri çoğunlukla veri ile çalıştığı için en kritik düzenleme alanı kişisel verilerin korunmasıdır.Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (KVKK), yapay zekâ sistemlerinin veri işleme faaliyetlerini doğrudan ilgilendirir.
KVKK kapsamında:
- Veri işleme için hukuka uygunluk şartı aranır.
- Açık rıza veya kanuni işleme sebebi bulunmalıdır.
- Veri güvenliği sağlanmalıdır.
- Veri minimizasyonu ilkesi uygulanmalıdır.
Özellikle otomatik karar verme süreçleri bakımından, bireylerin verilerinin algoritmalar tarafından işlenmesi şeffaflık ve denetlenebilirlik gerektirir. KVKK, veri sorumlularına teknik ve idari tedbir alma yükümlülüğü yüklemektedir. Bu yükümlülüğün ihlali idari para cezası doğurabilir.
Ceza Hukuku Boyutu
Yapay zekâ sistemlerinin kullanımı sırasında işlenebilecek suçlar bakımından ceza hukuku devreye girer.
Türk Ceza Kanunu kapsamında özellikle şu suç tipleri önemlidir:
- Kişisel verilerin hukuka aykırı kaydedilmesi
- Verilerin ele geçirilmesi veya yayılması
- Bilişim sistemine girme
- Sistemi engelleme veya bozma
- Dolandırıcılık
Yapay zekâ aracılığıyla işlenen suçlar bakımından ayrı bir suç tipi bulunmamakla birlikte, mevcut hükümler uygulanmaktadır. Örneğin deepfake yoluyla dolandırıcılık yapılması halinde klasik dolandırıcılık suçu hükümleri uygulanır.
Borçlar Hukuku ve Sorumluluk
Yapay zekâ sistemlerinin sebep olduğu zararlar bakımından sorumluluk, haksız fiil ve sözleşmeye aykırılık hükümleri çerçevesinde değerlendirilir.Türk Borçlar Kanunu bu noktada temel referanstır.
Bir yapay zekâ sistemi hatalı tıbbi teşhis koyarsa, finansal zarar doğurursa veya yanlış yönlendirme yaparsa; zarar gören kişi tazminat talep edebilir. Sorumluluk genellikle şu aktörler arasında değerlendirilir:
- Yazılım geliştirici
- Üretici firma
- Hizmet sağlayıcı
- Sistemi kullanan kurum
Mevcut hukuk sistemi, kusur ve öngörülebilirlik kriterleri üzerinden çözüm üretmektedir.
Fikri Mülkiyet Düzenlemeleri
Yapay zekâ tarafından üretilen içeriklerin hukuki statüsü önemli bir tartışma alanıdır.Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uyarınca eser sahibinin gerçek kişi olması gerekir. Bu nedenle tamamen otonom bir yapay zekâ tarafından üretilen içeriğin telif koruması alıp alamayacağı belirsizdir.
Ayrıca yapay zekâ eğitiminde kullanılan veri setlerinin telif hakkı ihlali oluşturup oluşturmadığı da hukuki uyuşmazlıklara konu olabilmektedir.
Tüketici Hukuku
Yapay zekâ destekli ürün ve hizmetler tüketici hukukuna tabidir.Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında ayıplı mal veya ayıplı hizmet hükümleri uygulanabilir.
Örneğin yapay zekâ destekli bir finans uygulaması yanlış risk analizi yaparak zarar doğurursa, tüketici hukuku hükümleri çerçevesinde sorumluluk doğabilir.
Rekabet Hukuku ve Algoritmik Piyasa Davranışı
Algoritmalar aracılığıyla fiyat belirleme veya pazar yönlendirmesi yapılması, rekabet hukuku bakımından önemlidir.
Rekabetin Korunması Hakkında Kanun çerçevesinde:
- Kartel benzeri algoritmik fiyat eşleşmeleri
- Haksız rekabet
- Piyasa hakimiyetinin kötüye kullanılması
gibi konular gündeme gelebilir.
Ulusal Yapay Zekâ Stratejisi
Türkiye’de bağlayıcı bir yapay zekâ kanunu bulunmasa da, 2021–2025 Ulusal Yapay Zekâ Stratejisi yayımlanmıştır. Bu belge hukuki bağlayıcılık taşımamakla birlikte, regülasyon yönünü göstermesi bakımından önemlidir.
Strateji kapsamında:
- Hukuki altyapının güçlendirilmesi
- Etik ilkelerin oluşturulması
- Veri yönetişimi kapasitesinin artırılması
- Kamu–özel sektör iş birliği
gibi hedefler belirlenmiştir.
Avrupa Birliği Düzenlemelerinin Etkisi
Türkiye’de doğrudan uygulanmasa da Avrupa Birliği mevzuatı önemli bir referans noktasıdır.Artificial Intelligence Act, yüksek riskli yapay zekâ sistemleri için ayrıntılı uyum yükümlülükleri getirmiştir.
Ayrıca General Data Protection Regulation veri işleme ve otomatik karar mekanizmaları konusunda kapsamlı düzenlemeler içermektedir.
AB ile ticari ilişki içinde olan Türk şirketleri, bu düzenlemelere dolaylı olarak uyum sağlamak durumunda kalmaktadır.
Türkiye’de Özel Bir Yapay Zekâ Kanunu Çıkması Bekleniyor mu?
Dünya genelindeki gelişmeler dikkate alındığında, Türkiye’de de orta vadede kapsamlı bir yapay zekâ çerçeve kanunu çıkarılması olasıdır. Özellikle şu alanlarda düzenleme ihtiyacı belirgindir:
- Yüksek riskli AI sistemlerinin sınıflandırılması
- Algoritmik şeffaflık zorunluluğu
- Zorunlu risk değerlendirme süreçleri
- Denetim ve sertifikasyon mekanizmaları
- Otonom sistem sorumluluğu
Teknolojinin gelişim hızı, hukuki düzenlemelerin de daha sistematik hale gelmesini zorunlu kılmaktadır.
Genel Değerlendirme
Türkiye’de bugün itibarıyla doğrudan “Yapay Zekâ Kanunu” bulunmamaktadır. Ancak bu durum, yapay zekâ uygulamalarının hukuki denetim dışında olduğu anlamına gelmez. KVKK, Türk Ceza Kanunu, Borçlar Kanunu, Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu, Tüketici Kanunu ve Rekabet Kanunu gibi düzenlemeler aracılığıyla yapay zekâ sistemleri dolaylı olarak düzenlenmektedir.Gelecekte daha spesifik ve kapsamlı bir çerçeve kanunun yürürlüğe girmesi kuvvetle muhtemeldir. Özellikle yüksek riskli yapay zekâ uygulamalarının artması, insan hakları ve veri güvenliği bakımından yeni düzenlemeleri kaçınılmaz kılmaktadır.
Bu nedenle Türkiye’de yapay zekâ alanında faaliyet gösteren şirketler ve geliştiriciler, mevcut mevzuat hükümlerini dikkate alarak uyum politikalarını oluşturmalı ve uluslararası düzenlemeleri yakından takip etmelidir. Yapay zekâ hukuku, önümüzdeki yıllarda Türkiye’de en hızlı gelişen hukuk alanlarından biri olmaya adaydır.